Donald Trump’ın siyasi kariyerini taşıyan slogan belliydi: “Amerika’yı yeniden büyük yap.” Bu slogan Amerikan seçmenine dönüktü.İç ekonomi, sınır güvenliği, küresel yüklerden kurtulma vaadi… Ancak bugün Ortadoğu’daki tabloya bakınca şu soru kaçınılmaz hale geliyor:
– Bu savaş gerçekten Amerika’yı mı büyütüyor, yoksa Amerika’yı yeniden Ortadoğu’nun merkezine mi bağlıyor?
– Washington’da alaycı bir espri dolaşıyor: “Bibi yine şehirde… Peki ne zaman şehirde değil ki?”
– İsrail Başbakanı’nın son ve yedinci ABD ziyareti sonrası bu operasyonun gerçekleşmiş olması zamanlamayı daha da dikkat çekici kılıyor.
– Bu savaş bir gecede çıkmadı. Aylar süren hazırlık, yoğun diplomasi ve olağanüstü istihbarat çalışmasının ürünü.
– Bu ölçekte bir operasyon haftalar içinde planlanmaz. Uydu takibi, hedef analizleri, lider izleme, siber hazırlık… Bu, uzun süreli ve sistemli bir stratejik planlamadır.
Soru artık net: Bu karar Washington’ın kendi önceliği miydi, yoksa Tel Aviv’in güvenlik ajandası Washington’a mı taşındı? Savaşları bitirmekle(!) övünen bir lider, neden ve hangi akılla ya da belki de tehditle, o bölgede ailesinin ve kendisinin büyük çıkarları olduğu iddiası konuşulurken o bölgeye yayılma riski olan bir savaşı başlatır? Tablo şu;
– Oysa ABD’nin küresel öncelikleri var: Çin, Rusya, Pasifik dengesi.
– Tam da bu nedenlerle eleştirel çevrelerde şu soru dillendiriliyor: Bu gerçekten Amerika’yı büyütüyor mu, yoksa İsrail’in güvenlik önceliğini önceleyen bir çizgi mi izleniyor?
Bu bir stratejik öncelik tartışması.
TRUMP’IN MÜZAKERE TARZI: ‘YA DEDİĞİMİ YAP YA BEDELİNİ ÖDE’
Trump’ın dış politika yaklaşımı uzun süredir tartışılıyor. Yorumculara göre yeni müzakere biçimi özetle şöyle:
– Bu klasik diplomasi değil; baskı merkezli güç politikası.
– Bazı Amerikan yorumcular bu tarzı “mahalle kabadayılığına benzeyen bir dış politika anlayışı” olarak tanımlıyor.
– Ancak şu gerçek göz ardı edilemez: Bu kriz, diplomasiden çok güç kullanımının tercih edildiğini gösteriyor.
– Bölgesel caydırıcılığı yeniden tesis etme. (Herhangi bir ülkeye füze kapasiteni yok et demek, reel politiğe ne kadar uygundur?)
– Etrafında tamamen kendine göre güvenli alan tesis etmek.
– Ancak İsrail yayılmacılığının ve savaşı başka ülkelere de taşımasının hem maliyeti hem de büyük riski var.
– İran misilleme kapasitesine sahip. Öyle ya da böyle karşılık için vurduğu her yerde olası yeni bir karşılık görmesi durumunda savaşın yayılma riski artacak.
– İran liderine yönelik saldırı bir şoktu. Ancak devlet yapısı dağılmış değil.
– İran’ın gücü yalnızca füze teknolojisinde değil. Yoğun saldırı kapasitesi, bölgesel silahlı ağlar, enerji geçiş hatları üzerindeki baskı potansiyeli de var.
– İran doğrudan üstünlük kuramayabilir; ama maliyet üretir.
ÜÇ OLASI YOL
Trump gün içinde farklı açıklamalar yapabilen bir lider. ABD-İran yeniden masaya oturacak mı göreceğiz ancak olası üç senaryoya bakmak gerekiyor:
Hizbullah başta olmak üzere İran’ın vekil güçleri devreye girer.
GENEL
09 Mart 2026GENEL
09 Mart 2026GENEL
09 Mart 2026GENEL
09 Mart 2026GENEL
09 Mart 2026GENEL
09 Mart 2026GENEL
09 Mart 2026
1
Bebek Sünneti
78939 kez okundu
3
DİPLOMASİDE STRATEJİK BİR KOORDİNATÖR NASIL OLUNUR
44655 kez okundu
4
Duayen Turizmci Emin Berk Kimdir? Tanınmış Yazar Emin Berk Hayatı ve Biyografisi
34267 kez okundu
5
İnstagram takipçi satın al
27786 kez okundu