Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, düzenlenen iftar töreni sonrasında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz. Bir taraftan Pakistan-Afganistan bir taraftan İran-Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Bunların hepsinin de altında neler yattığı mâlumunuz, mâlumunuz. Diyanet Vakfı, TİKA, Kızılay, insani yardım kuruluşlarımız seferberlik ruhuyla yardım elini mazlum ve mağdurlara ulaştırıyor.
Gazze, Sudan, Somali, Arakan ve daha pekçok yerde milletimizin katkılarıyla kurulan iftar sofralarında hamdolsun Türkiye için dualar ediliyor. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyalarının farklı yerlerinde Ramazan’ı buruk kalple karşılayan kardeşlerimize dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum.
Bu kahramanca mücadelenin er ya da geç kalıcı zaferle taçlanacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin her bir ferdinden mazlum ve mağdur kardeşlerini hem dualarını hem de yardım çalışmalarında unutmamalarını özellikle rica ediyorum.
Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrar ortamının hakim olması için çalışırken Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla ABD-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. Suriye özellikle bu süre içeriside sayın Trump ve sayın Pezeşkiyan’la görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de ellerinden geleni yaptı. Taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı, İsrail’in süreci zehirleme çalışmaları devam ettiği için istenen netice alınamadı.
İnşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz. Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi ardından müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracğız. Devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz.
28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden tam 29 sene geçti. Postmodern darbe olarak nitelenen 28 Şubat müdahalesi 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül’ün yeni bir halkasıdır. Darbeler silsilesinin devamıdır. Öne sürülen bahaneler ve kullanılan araçlar değişse de daha önceki tüm darbelerde olduğu gibi hedef değişmemiş, hedef demokrasi ve milletin tercihi olmuştur. 28 Şubat devasa bir enkaz yığını bırakmıştır. Bilhassa Türk demokrasisi ve Türkiye ekonomisi telafisi yıllar sürecek çok ağır yaralar almıştır.
Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyuyor. Yüzbinlerce insanımız inançlarından, görüşlerinden, dış görüşlerinden ötürü mağdur edildi. Kadınların ve kız çocuklarının hayatında travmatik izler bıraktı. İkna odalarında başörtülü öğrencilere psikolojik şiddet uygumandı. Binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Katsayı ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıya imam hatip ve meslek liselerinin önü kesildi.
Çok meşakkatli çok zor ve sancılı dönem yaşadık. ‘Bin yıllık sürecek’ denilen ışığın zerresinin dahi bulunmadığı karanlık dönemlerden geçti. Bize siyaset yapamazsınız dediler, uyduruk yargı kararlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar, önümüze duvar ördüler, bizi engellemek, millete hizmet yolundan alıkoymak için her türlü hukuksuzluğu sergilediler. Ama biz boyun eğmedik, ümitsizliğe düşmedik, asla yeis içinde olmadık. Allah’a dayandık, hikmete ram olduk. Yol varsa budur bilmiyoruz başka çıkar yol dedik. Daha sıkı kenetlenerek sabır, tahammülle bize aziz milletimize ve siyasi görüşlerimize yönelik saldırıları tek tek bertaraf ettik. 28 Şubat döneminde işinden atılan veya istifaya zorlanan kardeşlerimizin haklarını kendilerine iade ettik.
Başörtüsüne yönelik anlamsız yasaklara son verdik. 28 Şubat’ın faillerini faillerini Türk adaletine teslim ederek yargılanmalarını sağladık. En son 15 Temmuz sonrasında 28 Şubat’a en büyük desteği veren FETÖ’yü de tasfiye ederek 28 Şubatçıların önünü açtığı, palazlandırdığı, milletin başına musallat ettiği beladan milletimizi kurtardık. İşte sizler de görüyorsunuz. 29 sene önce ikna odalarına alınan başörtülü kızlarımız bugün mülkiyede, adliyede, askeriyede, dış siyasette devletin tüm kabinelerinde hiçbir kısıtlama olmadan özgürce görev yapıyor. Evlatlarımız inançları, kariyerleri, dini hassasiyetleriyle okulları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmıyor. Üniversitelerimiz, yargımız, iş dünyamız artık vakitlerini siyasete balans ayarı yapmak için değil asli vazifelerini en güzel şekilde yerine getirmek için artıyor. Hasılı vesayetçi zihniyetin tortuları temizlendikçe, Türkiye normalleşiyor, Türk demokrasisinin standartları yükseliyor.
Yardımlaşma ve dayanışmayı artıracak faaliyetler düzenlemesinin neresi hatalı? Çocuklarımızın neşe içinde cıvıl cıvıl ilahiler okumasının neresi sorunlu? Biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Medeniyet mirasımızı cumhuriyetimizin kazanımlarını milletimizin hak ve özgürlüklerini daha da zenginleştirecek yarınlara da taşıyacağız. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.
GENEL
05 Mart 2026GENEL
05 Mart 2026GENEL
05 Mart 2026GENEL
05 Mart 2026GENEL
05 Mart 2026GENEL
05 Mart 2026GENEL
05 Mart 2026
1
Bebek Sünneti
78935 kez okundu
3
DİPLOMASİDE STRATEJİK BİR KOORDİNATÖR NASIL OLUNUR
44651 kez okundu
4
Duayen Turizmci Emin Berk Kimdir? Tanınmış Yazar Emin Berk Hayatı ve Biyografisi
34264 kez okundu
5
İnstagram takipçi satın al
27784 kez okundu