DOLAR 44,0965 0.03%
EURO 51,2639 0.02%
ALTIN 7.355,050,01
BITCOIN 30695701,23%
İstanbul
11°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

adana haber - agrı haber - haber ajansı - akdag haber - akit tv haber - almanya haber - ana haber bülteni - news haber - ankara haber - arabistan haber - asayiş haber - spor haber - ataköy haber - avrupa gazetesi - avustralya haber - aybastı haber - azerbaycan haber - bağdat haber - bartın haber - başakşehir haber - basın bülten - batum haber - bayburt haber - beykent haber - bilişim haber - boomerang haber - çankırı haber - cnbc haber - cnn haber - dobra haber - doğuş gazetesi - dolunay haber - doruk haber - dünya haber merkezi - ermenistan haber - flash haber - fox haber - fox tv haber - fransa haber - gazete gündem - gaziantep haber - gaziantep haber - giresun haber - global bülten - gümüşhane haber - gümüşhane manşet/a> - gürcistan haber - haber28 haber - 365 haber - 365tv haber - haber60 haber - haber ajansı - haber aktif - best haber - birgün haber - objektif haber - haber özetleri - sizin haber - hakkari haber - hep haber - ığdır haber - ılgın haber - ingiltere haber - internet haber - iskenderun haber - istihbarat haber - kadının sesi haber - kanada haber - kanal24 haber - kanal7 haber - kanal a haber - kanal t haber - kapsam haber - karadeniz haber - karamürsel haber - kazakistan haber - kent haber - kıbrıs haber - kıbrıs tv haber - küçükçekmece haber - maçka haber - madtv haber - magazinpress haber - makedonia haber - malatya haber - megachannel haber - merkez ana haber - muş haber - olay tv haber - öncü haber - özbekistan haber - özgür haber - özlem haber - parti haber - pause haber - polis haber - samsun gazete haber - sandıklı haber - seçim haber - sendika haber - show haber - show tv haber - sivil haber - star tv haber - suriye haber - tatil haber - teşkilat haber - tokat gazete haber - trt1 haber - türkistan haber - tv5 haber - tvnet haber - ultra haber - ulusal bülten haber - ulusal kanal haber - vatan haber - uluslararası haber - yerel bülten haber - yeryüzü haber - zaman haber - adalet haber - adana gündem haber - alem haber - aliağa haber - amasya haber - anadolu manşet haber - ankara güncel haber - antalya haber - antep gazetesi haber - askeri haber - aydın haber - bağcılar haber - basın haber - beylikdüzü haber - beypazarı haber - beyşehir haber - bodrum haber - bomba haber - bozkır haber - cep haber - çeşme haber - denizli gündem haber - doğubeyazıt haber -elbistan haber - erzurum gündem haber - evrensel haber - evrim haber - gaziantep bülten haber - girişim haber - gölbaşı haber - 365 haber - 44 haber - 73 haber - 77 haber - aksiyon haber - arşiv haber - bir haber - channel haber - karadeniz haber - özet haber - port haber - sosyal haber - haber yazıyo - haber yelkeni - hemen haber - istanbul haber - istanbul son haber - kandıra haber - kars manşet haber - kayseri manşet haber - magazin tv haber - merzifon haber - nesil haber - news haber - onay haber - ordu manşet haber - şafak haber - samsun manşet haber - sarıyer haber - sarıyer son haber - sky haber - tarım haber - taşova haber - trabzon manşet haber - video haber - yükseliş haber - zafer haber - küre haber - haber - haber - anadolu haber - antakya haber - çarşamba haber - aksiyon haber - haber turu - ulusal haber - internet gazetesi haber - millet gazetesi haber" - moda haber -organik haber -smart haber -terme haber - zara haber
sponsor reklam
8 okunma

Bakan Fidan: Türkiye kendini her zaman korur

ABONE OL
3 Mart 2026 12:54
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlenen iftar programında konuştu.

Son gelişmelerin hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğuna dikkati çeken Fidan, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıların ilk aşamada İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında çok belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığının görüldüğünü belirterek buna rağmen Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler olduğuna dikkati çekti.

“İran halkı içinde, ‘rejim değişikliği sonucunu doğuracak’ ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.” diyen Fidan, mevcut şartlarda en olumsuz senaryonun, çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması olduğunu kaydetti.

Fidan, enerji boyutu meselesine ilişkin, “İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir” dedi.

Bakan Fidan, “İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.” diye konuştu.

Hakan Fidan, “(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istiyor, tamamıyla hem bugün için hem gelecek için. Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran’ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin bunun mücadelesini verdiğini ve yaratıcı çözümler de sunduğunu anımsatan Fidan, şunları söyledi:

“Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım.Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir. Bence İsrail ve ABD, İran’ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.”

İran’ın da “maliyet üretmek” için çaba harcadığının altını çizen Bakan Fidan, “O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız ama İran’ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran hani buraları bombalayarak bunlar da Amerika’ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar falan diyecek ama o olmayacak gibi. İran’ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı. Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail’i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa.” dedi.

Terör örgütü PKK’nın bütün terör örgütleri gibi özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı olduğunun altını çizen Fidan, “Terörsüz Türkiye’yle alakalı özellikle şu anda Meclis’te devam eden bir süreç var, komisyon raporunu tamamladı. Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları… Ne türden kararlar alacaklar? Artık o şekilde bir tartışma zemini olacak ama bizim gördüğümüz, tabii Terörsüz Türkiye’nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fidan, terörsüz bölge meselesinin biraz Suriye’yi, Irak’ı, İran’ı ilgilendiren bir husus olduğuna dikkati çekerek “Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye’de belli adımları atmak mümkün olmuyor.” dedi.

İran’ın Kıbrıs adasını hedef alma ihtimaline ilişkin soruya Fidan, “Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney’de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir.” yanıtını verdi.

Bakan Fidan, Körfez ülkelerinin İran’a yanıt verip vermeyeceğine ilişkin soruyu “Resmi olarak deklare etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var. Bu iddiaları biz de duyuyoruz. Bu, doğru da olabilir.” şeklinde cevapladı.

ABD-İsrail’in İran’a saldırılarının ardından İran’ın bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere karşılık vermesinin Türkiye’yi hedef alıp almayacağı ihtimalinin sorulması üzerine Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum, Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.” diye konuştu.

Hakan Fidan, bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik uluslararası çabalara ilişkin “muhataplarıyla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürdüklerini” belirterek “Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran’da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Burada “çok katmanlı müzakerenin” olduğuna işaret eden Fidan, şöyle devam etti:

“Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf, saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı. Maksimumu da rejim değişikliği. Yani savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış.”

Bakan Fidan, Avrupalı yetkililerle de iletişim halinde olduklarını, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın kendisini aradığını ve bölgedeki durumu sorduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Bugün Fransa aradı, çok uzun konuştuk. Şimdi Alman konuşmak istiyor. (Almanya Şansölyesi Friedrich) Merz Cumhurbaşkanımızla (Recep Tayyip Erdoğan) konuştu. (AB Komisyonu Başkanı) Ursula von der Leyen aradı aynı şekilde. Barış istiyorsanız, beraber çalışalım. Onları bir harekete sevk ediyoruz. Şu anda Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya. Ummanlıyla konuşuyoruz. Orada, Umman da hala bir şeyler yapmaya çalışıyor. Amerikalılarla konuşuyoruz.”

Fidan, bir yandan diplomatik çözüm için temasları sürdürdüklerini, diğer yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşları yakından izlediklerini belirterek “Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok.” dedi.

Bakan Fidan, “İran’da, çifte vatandaşlar dahil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi, başkonsolosluklar, büyükelçilikler ve Konsolosluk İşleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24 saat esasına göre hizmet verdiğini vurgulayan Fidan, “Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai’de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda. Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını. Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız.” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, öte yandan bölgede yaşayan ve çalışan vatandaşların da bulunduğunu belirterek “Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir. Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz. Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti.” dedi.

Hazirandaki savaştan beri Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı, AFAD, Kızılay, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) gibi ilgili birimlerle koordine toplantısı düzenlendiğini hatırlatan Fidan, her türlü planlamanın yapıldığını, Türk halkının bu konuda müsterih olmasını söyledi.

Bakan Fidan, “Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran’dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar.” diye konuştu.

Gazze’ye etkilerini de değerlendiren Fidan, Gazze’nin savaştan “kötü” etkileneceğini, İsrail’in Gazze’ye giriş çıkışları durdurduğunu belirtti.

Fidan, Gazze konusunda Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Ürdün’ün Türkiye ile beraber çalıştığını anımsatarak “Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.” dedi.

Filistin meselesinde, Türkiye’nin her türlü platforma destek sağlama iradesine sahip olduğuna dikkati çeken Fidan, insani yardımların en başından beri devam ettiğini, Türkiye’den fazla destek sağlayan bir ülkenin olmayabileceğini kaydetti.

Hakan Fidan, “Dolayısıyla bizim bir de ayrıca nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda halihazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in bölgedeki bazı ülkelerin belli kapasitelere kavuşmasını istemediğini, halihazırda bu tutumla ilerlediğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti:

“Bu mücadeleler devam edecek. Herkes kendi elindeki kartı bir şekilde oynayacak. Ara seçimden önce CAATSA’dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor. Biz siyasi adımları attık, göreceğiz. Avrupa Güvenlik Mimarisi, Avrupalılar bunu kendi aralarında daha çok, ileri savunma sanayii alanında ileri götürdüler, SAFE gibi. Biraz daha işte Amerikan savunma sistemlerinden bağımsız hale gelelim ama NATO’nun dışında NATO birliklerinin olmadığı, Avrupa’nın kendi birlikleri ile bir şeyler yapmaya ilişkin kapsamlı bir çalışma ve plan halihazırda yok. Arayışlar var, tartışmalar var. Biz de tartışmaları yakından takip edip ediyoruz. Gerekli yerlerde gerek biz gerek diplomatlarımız müdahil oluyoruz. Bizim duruşumuz, Cumhurbaşkanımızın duruşu bu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız.”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlenen iftar programında konuştu.

Son gelişmelerin hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğuna dikkati çeken Fidan, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıların ilk aşamada İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında çok belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığının görüldüğünü belirterek buna rağmen Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler olduğuna dikkati çekti.

“İran halkı içinde, ‘rejim değişikliği sonucunu doğuracak’ ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.” diyen Fidan, mevcut şartlarda en olumsuz senaryonun, çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması olduğunu kaydetti.

Fidan, enerji boyutu meselesine ilişkin, “İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir” dedi.

Bakan Fidan, “İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.” diye konuştu.

Hakan Fidan, “(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istiyor, tamamıyla hem bugün için hem gelecek için. Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran’ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin bunun mücadelesini verdiğini ve yaratıcı çözümler de sunduğunu anımsatan Fidan, şunları söyledi:

“Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım.Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir. Bence İsrail ve ABD, İran’ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.”

İran’ın da “maliyet üretmek” için çaba harcadığının altını çizen Bakan Fidan, “O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız ama İran’ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran hani buraları bombalayarak bunlar da Amerika’ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar falan diyecek ama o olmayacak gibi. İran’ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı. Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail’i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa.” dedi.

Terör örgütü PKK’nın bütün terör örgütleri gibi özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı olduğunun altını çizen Fidan, “Terörsüz Türkiye’yle alakalı özellikle şu anda Meclis’te devam eden bir süreç var, komisyon raporunu tamamladı. Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları… Ne türden kararlar alacaklar? Artık o şekilde bir tartışma zemini olacak ama bizim gördüğümüz, tabii Terörsüz Türkiye’nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fidan, terörsüz bölge meselesinin biraz Suriye’yi, Irak’ı, İran’ı ilgilendiren bir husus olduğuna dikkati çekerek “Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye’de belli adımları atmak mümkün olmuyor.” dedi.

İran’ın Kıbrıs adasını hedef alma ihtimaline ilişkin soruya Fidan, “Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney’de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir.” yanıtını verdi.

Bakan Fidan, Körfez ülkelerinin İran’a yanıt verip vermeyeceğine ilişkin soruyu “Resmi olarak deklare etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var. Bu iddiaları biz de duyuyoruz. Bu, doğru da olabilir.” şeklinde cevapladı.

ABD-İsrail’in İran’a saldırılarının ardından İran’ın bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere karşılık vermesinin Türkiye’yi hedef alıp almayacağı ihtimalinin sorulması üzerine Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum, Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.” diye konuştu.

Hakan Fidan, bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik uluslararası çabalara ilişkin “muhataplarıyla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürdüklerini” belirterek “Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran’da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Burada “çok katmanlı müzakerenin” olduğuna işaret eden Fidan, şöyle devam etti:

“Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf, saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı. Maksimumu da rejim değişikliği. Yani savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış.”

Bakan Fidan, Avrupalı yetkililerle de iletişim halinde olduklarını, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın kendisini aradığını ve bölgedeki durumu sorduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Bugün Fransa aradı, çok uzun konuştuk. Şimdi Alman konuşmak istiyor. (Almanya Şansölyesi Friedrich) Merz Cumhurbaşkanımızla (Recep Tayyip Erdoğan) konuştu. (AB Komisyonu Başkanı) Ursula von der Leyen aradı aynı şekilde. Barış istiyorsanız, beraber çalışalım. Onları bir harekete sevk ediyoruz. Şu anda Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya. Ummanlıyla konuşuyoruz. Orada, Umman da hala bir şeyler yapmaya çalışıyor. Amerikalılarla konuşuyoruz.”

Fidan, bir yandan diplomatik çözüm için temasları sürdürdüklerini, diğer yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşları yakından izlediklerini belirterek “Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok.” dedi.

Bakan Fidan, “İran’da, çifte vatandaşlar dahil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi, başkonsolosluklar, büyükelçilikler ve Konsolosluk İşleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24 saat esasına göre hizmet verdiğini vurgulayan Fidan, “Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai’de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda. Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını. Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız.” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, öte yandan bölgede yaşayan ve çalışan vatandaşların da bulunduğunu belirterek “Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir. Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz. Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti.” dedi.

Hazirandaki savaştan beri Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı, AFAD, Kızılay, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) gibi ilgili birimlerle koordine toplantısı düzenlendiğini hatırlatan Fidan, her türlü planlamanın yapıldığını, Türk halkının bu konuda müsterih olmasını söyledi.

Bakan Fidan, “Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran’dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar.” diye konuştu.

Gazze’ye etkilerini de değerlendiren Fidan, Gazze’nin savaştan “kötü” etkileneceğini, İsrail’in Gazze’ye giriş çıkışları durdurduğunu belirtti.

Fidan, Gazze konusunda Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Ürdün’ün Türkiye ile beraber çalıştığını anımsatarak “Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.” dedi.

Filistin meselesinde, Türkiye’nin her türlü platforma destek sağlama iradesine sahip olduğuna dikkati çeken Fidan, insani yardımların en başından beri devam ettiğini, Türkiye’den fazla destek sağlayan bir ülkenin olmayabileceğini kaydetti.

Hakan Fidan, “Dolayısıyla bizim bir de ayrıca nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda halihazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in bölgedeki bazı ülkelerin belli kapasitelere kavuşmasını istemediğini, halihazırda bu tutumla ilerlediğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti:

“Bu mücadeleler devam edecek. Herkes kendi elindeki kartı bir şekilde oynayacak. Ara seçimden önce CAATSA’dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor. Biz siyasi adımları attık, göreceğiz. Avrupa Güvenlik Mimarisi, Avrupalılar bunu kendi aralarında daha çok, ileri savunma sanayii alanında ileri götürdüler, SAFE gibi. Biraz daha işte Amerikan savunma sistemlerinden bağımsız hale gelelim ama NATO’nun dışında NATO birliklerinin olmadığı, Avrupa’nın kendi birlikleri ile bir şeyler yapmaya ilişkin kapsamlı bir çalışma ve plan halihazırda yok. Arayışlar var, tartışmalar var. Biz de tartışmaları yakından takip edip ediyoruz. Gerekli yerlerde gerek biz gerek diplomatlarımız müdahil oluyoruz. Bizim duruşumuz, Cumhurbaşkanımızın duruşu bu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r
deneme bonusu gaziantep escort bayan gaziantep escort
dinimi binisi virin sitilir dinimi binisi virin sitilir cisini sitiliri dinimi binisi virin sitilir